Ana Menü
Anasayfa
Konular
Aile Kadın
Döküman
Makaleler
Kavramlar
Download
3D Ekran
Masaüstü
Resimler
Linkler
Namaz Vakti
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Konuk Defteri
Siteyi Önerin
Bizimle İrtibat
Son Dakika
Sitede Arama
spacer
çocuk bahçesi
Kitap Bahçem
Çocuğun Edebi
Bende Bilirim
Elif-ba Öğren
Kur'an Öğren
Namaz Öğren
Namaz Dersi
Çizgi Film Masal
Sesli Masallar
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Bitkiler Alemi
Hayvanlar Alemi
Karikatürler
Eğlen Öğren
Oyun Parkı
Yapbozlar
Boyamalar
Bulmaca Bilmece
Fıkralar
Çocuk Defteri
Aracın Genel Bilgileri
spacer
Çocuklara Sesli Masallar

Aslan ile Fare
ImageYoksul fare koca ormanda hep korku içinde yaşarmış. Tilkiden korkar, kurttan ödü kopar, en çok da yaban kedisini görünce dehşete düşermiş. Bırakın bu yabani hayvanları, çevresinde bir dal çıtırdasa yüreği ağzına gelir, korkudan bayılacak gibi olurmuş.

Fare artık bu korkuya dayanamayacağını anlayınca ormanın efendisi aslana gitmiş:

"Efendim" demiş, sizden haddim olmayarak küçük bir ricam olacak. Şu ormandaki bütün hayvanlararasında en zavallısı benim. Bütün ömrüm titremekle geçiyor. Bir yaprak düşse dizlerimin bağı çözülüyor. Bu korkuya artık dayanabilmem imkansız.

Sen bu koca ormanın efendisisin. Senin kükremen bile herekesi dehşete düşürmeye yetiyor. Beni koruman altına alabilirsin. Bu kadar geniş mağarada yaşıyorsun. Beni de buraya kabul et lütfen. Sana hiç bir rakatsızlık vermem. Ayaklarının altında dolaşmam, sesimi bile çıkarmam. Bir köşede otururum. Varlığımla yokluğumu anlamazsın bile."

Aslan tüm bu anlatılanları sesini çıkarmadan dinliyormuş. Farecik aslanın bu tumunu kendisi için olumlu görmüş. Ormanların Efendisi ricasını kabul edecek sanmış. Biraz daha ısrar ederse bu iş olacak diye düşünmüş:

"Ben sizin bu iyiliğinize layık olamadığımı biliyorum, ama kim bilir, ne kadar işe yaramaz gibi görünsem de, belki bir gün bir işinize yararım. Size olan borcumu ödeyebileceğim bir fırsat çıkar bir gün."

Aslan çok sinirlenmiş. Öfkeden gözleri çakmak çakmak olmuş:

"Bak sen terbiyesize!" diye kükremiş. "Sen kendini ne sanıyorsun. Ben gibi koca bir aslan senin gibi bir bücüre mi muhtaç olacak! Senin gibi bir böcek hayatta bana ne fayda getirir! Defol başımdan. Seni bir pençe darbesiyle duvara yapıştırmadığım için de hayatın boyunca bana dua et!"

Farecik öyle korkmuş ki, o korkuyla bütün ormanı bir nefeste koşup başka bölgelere taşınmış. Bir deliğe girip oradan uzun bir süre çıkmamış.

Aslan ise bir süre daha farenin kendini bilmezliğine sinirlenmiş, sağa sola sataşmış. Ama nihayet sakinleşmiş. Karnının acıktığını hissedip ava çıkmış. Fakat yolunun üzerinde üstü örtülmüş bir tuzak varmış. Çukuru fark etmediğinden içine düşüvermiş.

Ama aslan bu,öyle çukurlaradüşüp kalır mı? Bu nedenle de korkmamış. Yukarıya hamle yapıp atlamaya hazırlanırken çukurun içinde bulunan ağın bütün vücudunu kapladığını hissetmiş. Bir kez daha hamle yapmış , ama nafile! Ağ inceymiş, fakat çok sık dokunduğundan aslanın bile koparamayacağı kadar sağlammış. Bütün gün kendini kurtarmak için çalışan aslan akşama doğru buradan çıkamayacağını anlamış.

"Ah benim aptal ve gururlu kafam" diye düşünmüş. "Eğer bu sabah o fareyi kendime küstürmeseydim, o keskin dişleriyle bu ağı keser, beni ölümden kurtarırdı! Oysa şimdi burada öleceğim ve bunun nedeni de benim! Başkalarını küçümsemeseydim, herkesin kendince bir yeteneği olduğunu kavrasaydım yaşıyor olacaktım!

Benim bu akıbetimi okuyan çocuklara tavsiyem, asla gururlanmasınlar, kendilerini başkalarından üstün görmesinler. Herkesin kendine özel yetenekleri olabileceğini unutmasınlar!"


 

spacer