ana menü
Anasayfa
Güncel
Konular
Aile Kadın
Sesli Bilgi
Oku Dinle
Döküman
Download
Sayfalar
Dini Sözlük
Namaz Sureleri
Hadis Bahçesi
Dualar Pınarı
Masaüstleri
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Sitede Arama
Bizimle irtibat
Siteyi Önerme
Konuk Defteri
spacer
çocuk bahçesi
Müslüman Çocuk
Elif-ba Öğren
Sûreler Tâlimi
Çizgi Filmler
Harika Çocuklar
Ufkumu Aydınlat
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Hacivat Karagöz
Fıkra Dünyası
Bilmeceler
Tekerlemeler
Çeşitli Maniler
Yanıltmacalar
Cinas - Telmih
Oyun Parkı
Yapbozlar
Flash Boyama
Dosya Çantam
Çocuk Defteri
spacer
balık canlı yenir

Balık Canlı Yenir

Kur’ân-ı Kerîm’de deniz ürünleri ve özellikle de balık hakkında şöyle buyurulmuştur:

"Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve onu yemek size helâl kılındı…" (el-Mâide, 96)

"Denizden taze et (balık eti) yemeniz ve ondan takınacağınız bir süs eşyası (inci) çıkarmanız için, denizi emrinize veren O’dur. Gemilerin denizde suları yara yara gittiklerini de görüyorsun. Bütün bunlar, O’nun ihsanlarını aramanız ve nîmetlerine şükretmeniz içindir." (en-Nahl, 14)

"İki deniz aynı olmaz: Biri tatlıdır, susuzluğu keser, içimi kolaydır; diğeri tuzludur, boğazı yakar. Hepsinden de taze et yersiniz ve taktığınız (inci ve sedef gibi) süs eşyası çıkarırsınız…" (Fâtır, 12)

Bu âyet-i celîleler, hem denizin birçok yönden faydası bulunduğunu, hem de onun içinde insanlara önemli bir gıda olarak balığın yaratıldığını haber veriyor.

Bu husustaki hadîs-i şerîflerde ise:

"İki ölü ve iki kan bize helal kılındı. İki ölü, balık ve çekirge; iki kan ise ciğer ve dalaktır."

"Denizin suyu temiz, ölüsü (balığı) ise helâldir." buyurulmuştur.

Balıklar, türlerine ve özelliklerine göre tuzlu, tatlı ve acı sularda yaşarlar. Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de balığı tâze vasfıyla beyân etmekte, böylece bayat balığı yememeye teşvik etmekte, hem de denizlerdeki bu zengin kaynaklara ayrıca dikkat çekmektedir.

Hiç şüphesiz, denizler, göller, ırmaklar ve akarsular; Allâh’ın insanoğlunun hizmetine sunduğu en önemli nîmetlerindendir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerîflerde besin kaynaklarımızın önemli bir kısmını bünyesinde barındırmasından dolayı, denizlere sık sık dikkat çekilmiştir. Nitekim inci, mercan, sünger, balık (balıkçılık) ve bir kısım diğer ürünler geçim kaynaklarımız arasındadır. Hatta deniz suyunda bulunan tuz, magnezyum klorür, potasyum klorür, kalsiyum sülfat, magnezyum sülfat gibi faydalı maddeler, insanlar için hazırlanmıştır. Ancak faydalanma yolları, insanoğlunun aklına ve kabiliyetine bırakılmıştır.

Balık etinin beslenmemizde tartışmasız önemli bir yeri vardır. Aşağıdaki tablo incelendiğinde, onun diğer etlere göre önemli bir protein, mineral ve vitamin kaynağı olduğu anlaşılır.

Balık, koyun ve sığır etinin 100 gramında bulunan besin maddelerinin miktarları şöyledir:

Balık eti

Koyun eti

Sığır eti

Besin maddeleri

Protein

19.0

17.0

17.5

Yağlar

8.0

21.0

20.0

Kalori (gr)

149.0

267.0

260.0

Kalsiyum (mgr)

50.0

7.0

8.0

Demir (mgr)

1.1

2.2

1.8

Fosfor (mgr)

200.0

160.0

140.0

Vitamin A (İU)

100.0

0.0

40.0

Vitamin B1

0.10

0.10

0.05

Vitamin B2 (mgr)

0.20

0.20

0.13

Niasin (mgr)

030

2.0

3.1

Tabloda görüldüğü üzere balık eti, koyun ve sığır etine nazaran, daha çok protein, kalsiyum, fosfor ve vitamin içermekte; buna mukabil daha az yağ ve kalori ihtivâ etmektedir. Bu da onun daha kolay sindirildiğini ve diğer etlere göre sağlığa daha faydalı olduğunu göstermektedir.

Balık etinin, hem beslenme, hem de tedâvî alanında önemli bir yeri vardır. Balıkta, diğer hayvanlarda bulunanlara benzer şekilde; protein, A, B, D, E, K vitaminleri; kalsiyum, magnezyum, demir, selenyum, fosfor gibi insan vücudu için gerekli maddeler bulunur. Ancak diğer etlerden üstünlüğü, ihtivâ ettiği yağın özelliğinden kaynaklanır. Balık yağında doymamış yağ asidi, doymuş yağ asidine nazaran oldukça fazladır. Balık yağında ilmî literatürde “n-3” veya “omega-3 doymamış yağ asitleri” diye adlandırılan yağ asitleri bulunur. Bu yağ asitleri, çocuklarda sinir sistemi ve beynin gelişiminde, erişkinlerde ise sağlığın korunmasında önemli rol oynamaktadır.

Hollanda’da yapılan bir araştırmada, tüketilen balık miktarı ne kadar fazla ise kalp enfarktüsünden ölüm riskinin o kadar düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmada günde 30 gr. balık yiyen kimsede bile kalp hastalığından ölüm riskinin, hiç balık yemeyenlere göre yarı yarıya düşük olduğu gösterilmiştir. Hatta 3 hafta süreyle günde yaklaşık 8 gr. omega-3 yağ asitlerini alacak kadar balık tüketen kimsenin kanında trigliseritlerin ve kolesterolün azaldığı görülmüştür. Omega-3 yağ asitleri, damar sertliğini önlemekte, hiper-tansiyonu düşürücü etki yapmakta, kanın akışkanlığını artırmakta ve böylece daralmış damarların beslediği dokulara daha fazla oksijen ulaşmaktadır.

Beynin ve gözün retinasının gelişiminde çok önemli olan bu yağ asitlerinin eksikliği durumunda bebeklik çağındaki beyinin gelişiminde gerilikler ve depresyona yatkınlık ortaya çıkmaktadır. Yalnız işin enteresan yanı şudur ki; bu yağ asitleri, anne sütünde bol miktarda bulunduğu hâlde inek sütünde çok az miktarda bulunmakta, dolayısıyla anne sütü alamayan çocukların balık yağı ile tedâvî edilerek bu açığın kapatılması tavsiye edilmektedir. Ama bu da uygun dozlarda verilmelidir.
Balığın tazeliği çok önemlidir. Peki taze balık nasıl bilinir? Bunu aşağıdaki tablo yardımıyla kolayca anlayabiliriz.


Balığın

Taze balık

Bayat balık

Gözleri

Koyu, cam gibi parlak

Donuk,
Beyazlaşmaya başlamış bir hâlde

Solungaçları

Canlı, koyu kırmızı,

Donuk, rengi soluk

Kokusu

İyotsu hoş bir koku

Ağır, istenmeyen bir koku

Eti

Sert, parlak

Elle basılınca çöken, yumuşak ve mat

Ayrıca balığın en faydalı yönlerinden biri de ihtivâ ettiği fosfordur. Hemen hemen hiçbir besinde bulunmayan bu madde, taze balıkta mevcuttur. Ne yazık ki, balık denizden çıktıktan 8 saat kadar sonra fosforun % 90’ını kaybeder. Bu nedenledir ki, taze balığın yerini hiçbir şey tutamaz.

BALIĞI PİŞİRME USÛLLERİ

En lezzetli balık, usûlüne uygun olarak pişirilen balıktır. Balık pişirmede genel olarak 3 yöntem uygulanır:

1. Yağda kızartma: Bu yöntemde kaliteli çiçek yağının içine 1/5 oranında zeytin yağı ilâve edilerek kızartma yağı hazırlanır. İyice ısıtılmış yağa, suyu kağıt havluyla emilip una bulanmış balık yavaşça konur. Pembeyle sarımtırak renk alana kadar bir yüzü pişirilir. Diğer yüzü de aynı şekilde yapılır. Bu arada unun iyice silkelenmesi gerekir ki, yağı emip tadını bozmasın. Yağdan çıkarılan balıklar, kağıt havlu ile yağı alındıktan sonra servis yapılır.

2. Plâki/buğulama: Fırına konulacak tepsinin ve balıkların, zeytin yağı ile güzelce yağlanması gerekir. Balıklar homojen şekilde tepsiye yerleştirilir. Sebzeli yapılacaksa, mısır, biber, sarımsak parçaları, soğan, domates, patates ve limon ilâve edilip çok az su ve tuz konarak fırında pişirilir.

3. Izgara /Mangal: En sağlıklı ve leziz balık pişirme şeklidir. Mangal ya da ızgaranın iyice kızmış olması ilk şarttır. İyice temizlenmiş balıklar, ızgaraya yapışmaması için, homojen bir şekilde yağlanır. Ateşe konan balığın bir yüzü pişene kadar çevrilmez. Bir yüzü yanmadan çevrilen balığın, diğer yüzü de piştikten sonra ateşten alınır ve yenebilecek kadar soğuduktan sonra servis yapılır. Tuz ilâve edilecekse piştikten sonra yapılmalıdır. Ancak her balığın kendi doğal tuzu yemek için yeterlidir.

Bütün pişirmelerde ortak taraf, balığı çok fazla pişirmemektir. Nitekim eski bir balıkçı ata sözü vardır:

"-Balık canlı yenir."


Nejla Baş
(Şebnem dergisi)

spacer
açiklamali bölümler
Açıklamalı Bölümler
spacer
gorsel multimedia
Nasihat Öğütler
Namaz Dersleri
Pratik Elif-ba
Kolay Elif-ba
Kur'an Dersleri
Takipli Kur'an
Evliya Filmleri
Dini Sohbetler
Dini Menkıbeler
İlahi Kasideler
spacer
sesli multimedia
Tefsir Dersleri
Riyazus Salihin
Tam İlmihal Sesli
Mektubat Rabbani
Sesli İslam Tarihi
Peygamberimiz
Evliya Hayatları
Nasihatler
Bahri Kasideler
İlahi Kasideler
Sesli Sohbetler
Seslendirmeler
Ezan-ı Şerifler
İslami Şiirler
Tarih Serisi
Mehter Marşları
Telefon Zilleri
spacer