ana menü
Anasayfa
Güncel
Konular
Aile Kadın
Sesli Bilgi
Oku Dinle
Döküman
Download
Sayfalar
Dini Sözlük
Namaz Sureleri
Hadis Bahçesi
Dualar Pınarı
Nasihatler
Masaüstleri
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Sitede Arama
Bizimle irtibat
Siteyi Önerme
Konuk Defteri
spacer
çocuk bahçesi
Müslüman Çocuk
Elif-ba Öğren
Sûreler Tâlimi
Çizgi Filmler
Harika Çocuklar
Ufkumu Aydınlat
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Hacivat Karagöz
Fıkra Dünyası
Bilmeceler
Tekerlemeler
Çeşitli Maniler
Yanıltmacalar
Cinas - Telmih
Oyun Parkı
Yapbozlar
Flash Boyama
Dosya Çantam
Çocuk Defteri
spacer
namaz bilgileri
NAMAZ VAKİTLERİ

Sual: Namaz vaktinin sonu kaç dakikadır?
CEVAP
Abdest alıp farzı kılacak kadardır ki, 10-15 dakikadır.

Sual:
Namaz vaktinin girdiğinde şüphe edilerek kılınsa, sonra, vakit girdikten sonra kılındığı anlaşılsa, namaz kılınmış olur mu?
CEVAP
Namazın sahih olması için, namaz vaktinin girdiğini iyi bilmek gerekir. Vaktin girdiğinde şüphe ederek kılsa, sonra vakit girdikten sonra kıldığı anlaşılsa, kıldığı namaz sahih olmaz.

Vaktin girdiği, adil bir müslümanın okuduğu ezan ile anlaşılır. Ezanı okuyan adil değilse, vaktin girip girmediğini kendi araştırır. Girdiğini çok zannedince, kılar.

Din işlerinde adil müslümanın sözüne inanılır. Mesela, kıbleyi, bir şeyin temiz ve necis olmasını, helal, haram olmasını haber verince inanılır. Haber veren fasıksa yahut fasık olduğu belli değil ise, doğru söyleyip söylemediğini araştırıp, zannettiğine göre hareket eder. Çünkü çok zannetmek, iyi bilmek demektir.

Namaz vaktinin girdiğini haber vermek ibadettir. Burada da, namaz vaktini bilen, akıl baliğ, adil bir erkeğin ezanına inanılır. Fasık müezzinin haber vermesine de inanılmaz. Vaktinden önce okunan ezan sahih olmaz. Büyük günah olur. Ezan, belli kelimeleri, belli şekilde okuyarak, namaz vaktinin girdiğini bildirmektir. Yüksek yere çıkıp okumak sünnettir.

Sual: İşlerimin çokluğu sebebiyle, namazı son vaktinde kılmak caiz midir?
CEVAP
Namaz, son vaktinde kılınınca da, vaktinde kılınmış olur. Fakat akşamı yıldızlar görününceye kadar geciktirmek ve yatsıyı gece yarısından sonra kılmak mekruh olur. Namazı ilk vaktinde kılmanın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(En kıymetli ibadet, vakti girince hemen kılınan namazdır.) [Tirmizi]

(Allahü teâlâyı anıp, namazını vaktinde kılanın, sevabı kat kat artar.) [Taberani]

(Allahü teâlâ, namazlarını vaktinde kılanı Cennete koyacağına söz verdi.) [Taberani]

(Namazını, vakti girince hemen kılandan, Allahü teâlâ razı olur. Vakitlerinin sonunda kılanları da affeder.)
[Tirmizi]

Sual:
Evinde namazı yalnız kılan kimse, namazları müstehab olan vakitlerinde mi kılmalı? Sabah namazını camide cemaatle kılındığı vakte kadar geciktirmek uygun olur mu?
CEVAP

Uygun olmaz. Müstehap olan vakitler, cemaat ile kılmak için, mescide gitmek içindir. Yalnız iken, her namazı vakti girer girmez kılmaya gayret etmelidir. Çünkü namaz ne kadar geç kılınırsa sevabı o kadar azalır. İkindi ve yatsı namazlarında imam-ı a’zamın kavline uymaya çalışmalıdır.

Namazı kılmadan vakti çıkarsa, adam öldürmüş gibi büyük günah olur. Kaza etmekle, bu günah affolmaz. Yalnız borç ödenir. Bu günahı affettirmek için, tevbe-i nasuh yapmak veya hacc-ı mebrur yapmak lazımdır. (İbni Âbidin)

Sual:
Bir namazı vakti girmiştir diye zannederek kılsak, vakit de gerçekten girmiş olsa, bu namazlarımız sahih olmaz mı? Yani namazları vakitlerinde kıldığını bilmek şart mıdır?
CEVAP
Evet şarttır. S. Ebediyye’de diyor ki:
Namazın sahih olması için, vaktinde kılmak ve vaktinde kılındığını bilmek şarttır. Vaktin girdiğinde şüpheli olarak kılıp, sonra vaktinde kılmış olduğunu anlarsa, bu namazı sahih olmaz. (Mizan-ül-kübra)

Vaktin içinde olduğunu bilerek, vaktin farzı diyerek, başladığı namazı kılarken, vakit çıksa ve çıktığını bilmese sahih olmaz. Bu günün farzı deseydi, sahih olup, kaza olurdu. Vakti girmeden kılınan farz, nafile olur. Vakti çıktıktan sonra kılınmış ise, kaza olur. Yani (Bu günün öğle namazını eda etmeye) diye niyet eden kimse, vakit çıkmış ise, öğleyi kaza etmiş olur. Bunun gibi, öğle vakti çıktı sanarak, (Bugünkü öğleyi kaza etmeye) niyeti ile kılınca, vakit çıkmadığı anlaşılınca, öğleyi eda etmiş olur. Her ikisinde de aynı namaza niyet etmiş, yalnız vaktin çıkmasında yanılmıştır.

Fakat, geçmiş öğle namazını kazaya niyet ederek kıldığı namaz, o günün öğle namazının yerine geçmez. Çünkü, bugünün namazına diye niyet etmemiştir. Böylece, eda niyeti ile kılınan öğle namazı geçmişte kılınmamış bir öğle namazının yerine geçmez. Bir kimse, senelerce, öğleyi vaktinden önce kılmış olsa, ve hepsine (Üzerime farz olan öğleyi kılmaya) diye niyet etse, o günkü öğleyi düşünmese, her gün bir evvelki öğleyi kaza etmiş olur. Yalnız son öğleyi ayrıca kaza etmesi lazım olur. O günkü öğleyi niyet etse, eda dese de, demese de, her gün o günkü öğleyi eda etmiş olup, vaktinden önce oldukları için, hiçbiri öğlenin farzı olmaz, nafile olur. Hepsini kaza etmesi lazım olur.

Görülüyor ki, namazların vakitlerini bilmek ve vaktin içinde kılmış olduğunu bilmek lazımdır.

Sual:
Namaz vakti çıkmadan ne kadar önce namaza başlanırsa, o namaz sahih olur?
CEVAP
Vakit çıkmadan, iftitah tekbiri alınca, namazı vaktinde kılmış olur. [Maliki ve Şafii’de ise, bir rekat kılınca o namaz vaktinde kılınmış olur. Bir rekat kılınmadan başka vakit girerse, o namaz eda değil, kaza olur.]

Sabah namazı kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur.

Sual:
Sabah namazını güneş doğuncaya kadar kılmak caiz mi? (Güneşin doğmasına 15 dakika kalınca kılmak mekruh olur) diyenler vardır. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Sabah namazını cemaat ile ortalık aydınlanınca kılmak müstehaptır. Evinde yalnız kılan, her namazı vakti girer girmez kılmalıdır. Hadis-i şerifte, (İbadetlerin en kıymetlisi, vakti girer girmez kılınan namazdır) buyuruldu. (Tirmizi)

Sabah namazını güneş doğuncaya kadar kılmak caizdir. (Güneşin doğmasına 15 dakika kalınca kılmak mekruh olur) sözü yanlıştır. Güneş doğana kadar kılınır. Erken kılmak elbette daha faziletlidir. Sabah namazının farzından önce de, sonra da kaza namazı kılınabilir.

Sual:
Bazı kimseler, sabah namazının vakti, öğleye kadar diyerek, müslümanların namazlarını kazaya bırakıp haram işlemelerine sebep oluyor. Sabah namazının vakti ne zamana kadardır?
CEVAP
Sabah namazının vakti, dört mezhepte de, şer’i gecenin sonunda başlar, güneş doğana kadar devam eder. Güneş doğunca, sabah namazının vakti çıkmış olur. Sabah namazı bu vakitte kılınamazsa, kazaya kalmış olur. Şer’i bir özürsüz namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Güneş doğduktan sonra işrak vaktine kadar hiçbir namaz kılınamadığı için, sabahın kazası da bu vakitte yapılmaz. Güneşin doğuşundan 50 dakika sonra sünneti ile birlikte kazası yapılır. Öğleye 20 dakika kalıncaya kadar kaza edilebilir.
(Redd-ül Muhtar, Halebi, Dürer)

Mukaddimet-üs-salât, Tefsir-i Mazheri ve Halebi-yi kebirdeki hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cebrail aleyhisselam, bana imam oldu. Fecr doğarken sabah namazını, güneş tepeden ayrılırken öğleyi, her şeyin gölgesi kendi boyu uzayınca ikindiyi, güneş batar batmaz akşamı ve şafak kararınca yatsıyı kıldık. İkinci günü, sabahı, hava aydınlanınca; öğleyi, her şeyin gölgesi kendi boyunun iki katı uzayınca; ikindiyi, bundan hemen sonra, akşamı, oruç bozulduğu zaman, yatsıyı gecenin üçte biri olunca kıldık. Sonra, "Ya Resulallah, namaz vakitleri budur. Ümmetin, beş vaktin namazını, bu kıldığımız iki vaktin arasında kılsınlar" dedi.) [Ebu Davud]

Bir başka hadis-i şerif meali de şöyle:
(Namaz vakitlerinin ilki ve sonu vardır. Sabah namazının vakti, fecr doğunca başlar, güneş doğunca sona erer.) [Tirmizi]

Bu ikinci hadis-i şerifte sabah namazının sonu pek açık olarak bildirilmektedir. Sabah namazını cemaatle kılarken, ortalığın iyice aydınlanmasını beklemek efdaldir. Hadis-i şerifte, (Sabah namazını, hava aydınlanınca kılmanın sevabı daha büyüktür) buyuruldu.
(Tirmizi)

Sual:
Evde sabah namazını tek başına kılan kimse, imsaktan 15 dakika sonra hemen kılmalı mı yoksa vaktin sonuna doğru kılması mı daha iyi?
CEVAP
Yalnız kılan kimsenin, her zaman her namazı vakit girer girmez kılması daha iyidir.

Sual:
Sabah namazı ezan okununca mı başlar?
CEVAP
Sabah namazı ezan okununca başlamaz. Vakit girince başlar. Bugün Türkiye’de sabah namazları vakit girince değil, yarım saat kadar sonra okunmaktadır. Vakit girince, sabah namazı, güneş doğana kadar kılınır.

Sual: Sabah namazını imsaktan önce kılmak caiz midir?
CEVAP
Hayır, imsaktan önce gece demektir. Geceleyin sabah namazı kılınmaz. Türkiye'de, Türkiye Takvimi’ne göre imsaktan 15 dakika kadar sonra kılmak gerekir.

Sual: Sabah ezanı okununca namazımı kılıp yatıyorum. Fakat ben yattıktan sonra başka camilerin ezanı okunuyor. Yeniden mi kılmam gerekir?
CEVAP
Namaz kılmak için ezanın okunması değil, vaktin girmesi şarttır. Vakit girmişse, ezan okunmasa da, kendimiz ezan okur, namazı kılarız. Ezan okumadan da kılsak namaz yine sahih olur. Fakat ezan okumaktan meydana gelecek sünnet sevabı noksan olur.

Sual:
Seher vakti ne zamandır? Vitri bu vakitte kılmak caiz mi?
CEVAP
Seher vakti gecenin son altıda biridir. Yani güneşin batışından imsak vaktine kadar olan zamanın son altı da biridir.

Mesela akşam 17.30'da, imsak da 5.30'da oluyorsa, gecenin tamamı 12 saat demektir. Bunun altıda biri 2 saat eder. 5.30'dan çıkarılınca 3.30 kalır. Saat 3.30'dan saat 5.30'a kadar seher vakti demektir. Yaz ve kış bu vakit azalıp çoğalır.

Teheccüd namazını ve vitri seher vaktinde kılmak iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gecenin sonunda uyanamayacağından korkan, gecenin evvelinde vitri eda etsin! Sonra yatsın! Gece sonunda uyanacağını ümit eden, vitri o zaman kılsın! Çünkü gecenin sonundaki kalkmakta rahmet melekleri hazır olur.) [Müslim]

(Gece seher vaktinde ve namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.)
[Tirmizi]

(Seher vakti Allahü teâlâ buyurur ki: İstiğfar eden yok mu, onu mağfiret edeyim. İsteyen yok mu, istediğini vereyim, duasını kabul edeyim.)
[Müslim]

Seher vakti, dua ve istiğfarların kabul olduğu zamandır. Ramazan ayında sahur için kalkınca seher vaktinde kalkılmış olur. Bu vakitte dua etmeyi ganimet bilmelidir!

Allahü teâlâ iyileri, salihleri överken, (Onlar seher vaktinde istiğfar eder) buyuruyor. (Zâriyat 18)
Yakub aleyhisselam oğullarına, (Sizin için yakında [seher vakti] Rabbime istiğfar edeceğim) dedi. (Yusuf 98)

Âl-i İmran suresinin 17. âyetinde, sabredenler, sadıklar, namaz kılanlar, zekat verenler ve seher vakitlerinde istiğfar edenler övülmektedir. Hepsinden sonra, istiğfar edenlerin bildirilmesi, insanın her ibadetini kusurlu görüp, daima istiğfar etmesi içindir.

Fırsat ganimettir. Ömrü faydasız işlerle geçirmemeli, Hak teâlânın rızasına uygun şeylere sarfetmelidir! Beş vakit namazı, tadil-i erkan ile ve cemaat ile eda etmelidir! Teheccüd namazı kılmalı, seher vakitlerini istiğfarsız geçirmemeli, gaflet uykusuna dalmamalı, ölümü ve ahireti düşünmeli, haram olan dünya işlerinden yüz çevirip, ahiret işlerine yönelmelidir! Zaruri olan dünya kazancı ile meşgul olup, diğer vakitlerde, ahireti imar etmekle meşgul olmalıdır! Sözün kısası, masiva sevgisinden korunmalı ve dinin emrine uymakla meşgul olmalı! İş budur, bundan gayrisi hiçtir.
(Mek.Masumiyye)

Sual:
Özürsüz öğleyi asr-ı evvelde kılmak caiz mi?
CEVAP
Ülül emr, emrettiği için, asr-ı evvelden önce kılmak vacip olur. Özürsüz asr-ı evvelde kılınırsa kaza olur. Ancak imam-ı a’zam hazretlerinin kavline uyularak öğle asr-ı evvelde kılınabilir. Asr-ı evvel, birinci ikindi vakti demektir.

Sual: İkindi ve yatsı namazının biraz geciktirilmesi iyidir diye duymuştum. Bunun aslı nedir?
CEVAP
Biraz geciktirmek demek, imam-ı a’zamın da bildirdiği vakte kadar geciktirmek iyi olur demektir. Vakit girdikten sonra, ikindi namazını kışın 36, yazın 72 dakika geç kılmak iyi olur. Yatsı için ise bu durum azdır. 10-15 dakika kadardır.

Sual: Namazları vaktin sonunda kılmak uygun mudur?
CEVAP
Evinde veya iş yerinde yalnız kılan, her namazı vakti girer girmez, geciktirmeden kılmalıdır! Geciktirirse, son anlarda çıkabilecek maniler sebebiyle acele kılma, tadil-i erkanı terk etme, sünneti kılamama gibi hallere düşülebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ya Ali, namazı vakti girince, geciktirmeden hemen kıl) [Eşiat-ül-lemeat]

(Bir zaman gelecek, âmirler, imamlar, namazı öldürecekler, vaktinden sonraya bırakacaklar. Sen, namazını vaktinde kıl!)
[Müslim]

(Allahü teâlânın rızası, vakti girince hemen kılınan namazdadır.)
[Tirmizi]

Bilhassa ikindiyi, akşama 45-50 dakika kalmadan önce kılmış olmalıdır. Daha sonra kılınırsa mekruh olur. Akşamı yarım saatten fazla geçirmeden hemen kılmalıdır. Yatsıyı da gece yarısından sonraya bırakmak mekruh olur.

Namaz, saatin yanlışlığı, takvimin hatası yüzünden vaktinde kılınmamışsa, vakti çıktıktan sonra kılınmışsa kazası kılınmış olur. Namazı özürsüz kazaya bırakmak ise büyük günahtır.

Tergibüssalatdaki hadis-i şerifte, (Bir namazı vakti çıkınca [kaza olarak] kılan, 80 hukbe Cehennemde kalır) buyuruldu. Bir hukbe 80 senedir. Bir ahiret günü, bin dünya senesi kadar uzundur. Hiç kaza etmemenin cezası ise elbette çok daha fazladır. Bir farz namazı, vakti çıktıktan sonra kılan, büyük günah işlemiş olur. Yani kaza etmekle, kazaya bırakma günahı affolmaz. Ayrıca tevbe etmesi gerektiği İbni Nüceym hazretlerinin Kebair ve segair kitabında bildiriliyor. Namazı kazaya bırakma tehlikesi yönünden, namazı vakit girer girmez kılmaya çalışmalıdır.

Sual:
Asr-ı sani ne demektir?
CEVAP
Asr-ı sani
, ikinci ikindi demektir. Asr-ı evvel birinci ikindi demektir. Öğle namazının vakti, İmameyn’e [Yani imam-ı Ebu Yusuf ile imam-ı Muhammed’e] göre, asr-ı evvele kadardır. Yani her şeyin gölgesi, öğle namazının evvel vaktindeki uzunluğundan, kendi boyu miktarı uzayıncaya kadardır. [Mesela 100cm. olan bir çubuğun gölgesi öğle vaktinin evvelinde 10 cm ise, bu gölge 110cm. olunca öğle vakti bitmiş olur.] Bugün ikindi ezanları bu kavle göre okunmaktadır. İmam-ı a'zam hazretlerine göre ise, öğlenin vakti asr-ı saniye kadardır. Yani her şeyin gölgesi boyunun iki misli uzayıncaya kadar devam eder. [Yani yukarıda bildirilen çubuğun gölgesi 210 cm olunca ikindi başlamış olur.] [Diğer üç mezhepte öğle ve ikindinin vakti, İmameyn’in bildirdiği gibidir. Yani bu mezheplerde asr-ı sani yoktur.] Bir özürle öğle namazını İmameyn’in bildirdiği vakitte [Asr-ı evvele kadar] kılamayan kimse, namazı kazaya bırakmayıp imam-ı a'zam hazretlerinin kavline göre, asr-ı evvelde kılmalıdır! Bu takdirde, o gün ikindi namazını da, imam-ı a'zam hazretlerinin bildirdiği vakitten önce kılmamalıdır! Kısacası, öğleyi asr-ı evvelde kılanın, ikindiyi asr-ı sanide kılması gerekir.

İkindide olduğu gibi yatsıda da iki vakit vardır. Buna İşa-i evvel ve İşa-i sani denir. [İşa, yatsı demektir.] İşa-i sani, işa-i evvelden, Eylülden Mart ayına kadar 10-12 dakika sonradır. Nisanda 12-14, Mayısta 14-18, Haziranda 18-19, Temmuzda 15-19, Ağustosta ise 12-15 dakika sonradır. Hem İmam-ı a'zam hazretlerinin, hem de İmameyn’in kavline uyabilmek için ikindiyi asr-ı sanide, yatsıyı da işa-i sani’de kılmak iyi olur.

Sual:
Asr-ı evvel, asr-ı sani ne demektir? Türkçesi yazılamaz mı?
CEVAP
Bunlar dini tabirdir.
Asr-ı evvel: Birinci ikindi vakti demektir. İmameyne göredir.
Asr-ı sani: İkinci ikindi vakti demektir. Bu da imam-ı a’zam hazretlerine göredir. Yatsıda da böyle işa-i evvel; işa-i sani vardır. Yani birinci yatsı vakti, ikinci yatsı vakti. Birincisi iki imama göre, ikincisi yine imam-ı a’zama göredir. Dini terimleri bilmeden din öğrenilmez. Gol oldu denilince, golün tarifini de yapmak gerekiyor mu? Top oynayanın bunu bilmesi gerekir. Namaz kılanın asr-ı evveli, asr-ı saniyi bilmesi gerekir.

Sual: Öğleyi kılarken ikindi ezanı okunursa, namaza devam edecek miyiz?
CEVAP
Sabah namazı hariç, diğer namazları kılarken bir sonraki vakit girse o namaz eda olarak sahihtir.

Sual: Güneş batarken namaz kılınmaz, ancak o günkü ikindi namazını kılamadı isek mesela akşam ezanına on dakika kala kılmamız uygun olmaz mı?
CEVAP
Güneşin batmasına birkaç saniye kalsa da, yani Allahü ekber denecek kadar zaman kalsa da ikindi kılınır. Vaktinde kılınmış olur. Ancak özürsüz bu kadar geciktirmişse namaz mekruh olur.

Sual: İkindinin farzından sonra nafile kılınmaz demek, ikindinin farzını, vakit girmiş olduğu halde kılmamış olan bir kimse kılabilir demek midir? Yani yasak, ikindinin farzının kılınmasından sonra mı başlıyor, yoksa, ikindi vaktinin girmesinden sonra mı?
CEVAP
İkindi vakti girince, ikindi kılınmamışsa, akşama 40 dakika kalıncaya kadar nafile namaz kılınır. Eğer ikindi vakti girer girmez ikindiyi kılmışsa, artık ondan sonra nafile kılınmaz, isterse akşama iki saat daha kalsın.

Bazıları ikindinin farzını kıldıktan sonra bir de kaza kılıyorlar. İkindinin farzından sonra kaza kılınınca kazaları yoksa nafile olur, nafile kılmak ise mekruh olur, yani kılınmaz.

Sabah vakti girince de öyle, yalnız sabah namazının sünneti hariç nafile kılınmaz, kazası olmayan da kaza kılamaz.

Sual: İkindi namazı kerahet vakti girince kılınır mı?
CEVAP
Akşama birkaç saniye kala da kılınır. Namazı özürsüz kazaya bırakmak büyük haramdır.
İkindi namazının vakti, öğle bitip akşam başlayıncaya kadardır.
Akşam namazının vakti, yatsı başlayıncaya kadardır.
Sabah namazının vakti, güneş doğuncaya kadardır.
Öğle namazının vakti, ikindi başlayıncaya kadardır.

Sual:
İkindiyi akşama 15 dakika kala kılmak zorunda kaldığımızda sadece farzını mı kılmak gerekir?
CEVAP
Elbette.

Sual:
Akşama doğru ikindiyi kılmak caiz midir?
CEVAP
Akşama birkaç saniye kalsa bile ikindiyi hemen kılmalı, çünkü namazı kazaya bırakmak haramdır. Özürsüz, ikindiyi akşama 40 dakika kalınca kılmak mekruh olur. Bu kırk dakika içinde kaza da kılınmaz, nafile de kılınmaz, sünnet de kılınmaz. Bir tek o günün ikindisi kılınır.

Sual:
Maliki’de ikindi, kerahet vaktinde kılınınca da yine eda mı olur?
CEVAP
Evet eda olur.

Sual:
Maliki’de yatsı, gece yarısından sonra da kılınınca kaza mı eda mı olur?
CEVAP
Eda olur.

Sual:
Öğleyi, ikindiye bir dakika kala kılan, ikindiyi asr-ı evvelde kılsa caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
İkindiyi asr-ı sanide kılan, yatsıyı da işa-i sanide mi kılması lazım?
CEVAP
Hayır.

Sual: Şafii mezhebinde yatsı namazının vakti, vaktinin yarısı kadar diyen âlimlerin olduğu söyleniyor. Bunlar kimlerdir? Şafii mezhebinde yatsının vakti ne zamandır?
CEVAP
Şafii mezhebinde yatsının son vakti, Hanefi’de olduğu gibi fecre kadardır. Yani imsak vaktine kadardır.
Ebu İshak Şirazinin El Mühezzeb isimli kitabında, Şafii âlimlerinden Ebu Said-il İstahri, yatsı namazının son vaktinin, vaktinin yarısı veya üçte birisi kadar olduğunu bildirmektedir.
Bu bakımdan Şafii olanlar, yatsı namazı vakti girer girmez, mümkün olduğu kadar erken kılmaya çalışmalıdır.

Sual:
Dürr-ül Muhtarın, (Bir kimsenin yatsıyı gece yarısından sonraya bırakması mekruh olur. Çünkü bu cemaati azaltır. Gece yarısına kadar tehir etmek ise mubahtır) ifadesini açıklayan İbni Âbidin hazretleri, (Yatsıyı gece yarısından sonraya bırakmak musannife göre kerahet-i tahrimiyye ile mekruhtur. Hilye’den nakledeceğimize göre ise kerahet-i tenzihiyye ile mekruhtur. Daha makul olanı da budur. "Çünkü bu cemaati azaltır" ifadesinden anlaşılıyor ki, yatsıyı evinde kılan gece yarısından sonraya bırakabilir. Zira onun hakkında cemaat yoktur) buyuruyor. Buradan, yatsıyı gece yarısından sonra kılmanın mekruh olmadığı anlaşılabilir mi?
CEVAP
Mekruh olduğu açıkça yazılı iken mekruh değildir denemez. İbni Âbidin hazretleri, (Tenzihi mekruh olması daha makuldür) buyuruyor. (Yatsıyı evinde kılan, gece yarısından sonraya bırakabilir) ifadesi, tenzihen mekruh olarak kılabilir demektir. Çünkü gece yarısına kadar tehir etmenin mubah olduğunu bildiriyor. Ondan sonra mubah olmadığı açıktır. Mubahtan sonra mekruh gelir. Bunun tenzihi mi, tahrimi mi olduğu hakkında açıklama yapılmıştır.

Diğer fıkıh kitapları da incelenince, bunun tahrimi mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Bütün fıkıh kitaplarında sabaha kadar denmiyor, gece yarısına kadar tehir mubahtır deniyor.

İmam-ı Rabbani
hazretleri buyuruyor ki:
(Hanefi mezhebindeki imamlara göre yatsı namazını gece yarısından sonra kılmak mekruhtur. Bunun kerahet-i tahrimiyye olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü, yatsı namazını gece yarısına kadar kılmak mubah, gece yarısından sonra kılmak mekruh olur buyurmuşlardır. Mubahın karşılığı olan mekruh, tahrimen mekruhtur.) [Mektubat m.29
]

Tirmizi’deki hadis-i şerifte, (Eğer ümmetime güç gelmemiş olsaydı, yatsıyı gecenin üçte birine kadar geciktirirdim) buyurulmuştur. Yatsıyı gecenin üçte birine kadar geciktirmek müstehap, gece yarısına kadar tehir etmek mubah, ondan sonra mekruhtur.
(Hidaye)

Yatsı namazını, gecenin üçte birine kadar tehir müstehaptır, gece yarısına kadar tehir etmek mubah, gece yarısından sonraya özürsüz tehir mekruhtur. (Halebi Kebir ve Sagir
)

Yatsıyı gecenin yarısından sonraya tehir tahrimen mekruhtur. (A.Naim, Tecrid-i Sarih Terc.)

Yatsı namazını gece yarısına kadar tehir mubah, ondan sonra mekruhtur.
(Cevhere)

Yatsıyı gecenin yarısından sonraya tehir mekruhtur.
(İhtiyar, Fet. Kadıhan, Tergib-us-salât)

Gece yarısından sonra yatsıyı kılmak mekruhtur. Bahr-i Raıkta da böyledir.
(Fetava-i Hindiyye)

Müslim’deki, (Yatsı namazının vakti, gece yarısına kadardır) mealindeki hadis-i şerifi delil alan âlimlere göre, yatsı namazının vakti gece yarısına kadardır, imam-ı a'zama göre ise tahrimen mekruh olmakla beraber sabaha kadardır.
(Senaullah Dehlevi, Mala Büdde Minh)

Sual:
Gece yarısından sonra yatsıyı kılmak mekruh deniyor. Gece yarısı nasıl hesaplanır?
CEVAP
Gece, akşam ile imsak vaktinin arasıdır. Mesela İstanbul'da akşam 16.43'te, imsak ise, 5.24'te olursa, akşam vaktinden, gece 24.00'e kadar olan zaman 7.17 olur. İkisinin toplamı 7.17 + 5.24 = 12.41 eder. Bunun yarısı 6 saat 20 dakika eder. Bu akşama ilave edilince gece yarısı bulunmuş olur. Gece yarısı, 16.43 + 6.20 = 23.03, yani yaklaşık gece 11 olur.


Daha pratik bir yol:

Öğle kaçta oluyorsa ondan bir saat çıkarılır. Gece yarısı bulunmuş olur. Mesela İstanbul’da öğle 12.07'de olursa, bir saat önce 11.07 eder. Demek ki gece yarısı, 11 demektir. 11’den sonra kılınırsa mekruh olur.


Sual:
Vitir namazı yatsıdan önce kılınır mı?
CEVAP
Vitrin vakti yatsıdan sonradır, yatsıdan önce kılınmaz. Vitri yatsının farzından önce kılmak sahih olmaz. Çünkü, ikisi arasında tertip, imam-ı a’zama göre vaciptir. Unutarak önce kılan, vitri iade etmez. İki imama göre, vitir yatsıya tâbidir. Yatsıdan önce kılanın iade etmesi lazımdır.

Sual: Bir komşumuz şöyle diyor ve bu sözünde çok iddia ediyor: Her namaz arası 45 dakikadır, 45 dakika sonra kılınır Yani, öğle namazı okundu, ikindi namazına 45 dakika kala namaz kılınır diyor. Bu doğru mu?
CEVAP
Doğru değil. Her namaz vakti içinde kılınır. Yani öğle, ezan okununca başlar, ikindi vakti girene kadar kılınır. İkindi ise, ikindi ezanı okununca başlar, akşam ezanı okununcaya kadar kılınır. Yatsı, yatsı ezanı okunduktan sonra başlar, imsak vaktine kadar kılınır. Sabah ise sabah ezanı okunduktan sonra başlar, güneş doğana kadar kılınır. Şu kadar var ki, ikindiyi geciktirmek mekruh olur, yani akşama kırk dakika falan kalana kadar kılınmalı, daha sonra kılınırsa mekruh olur. Yatsıyı da gece yarısından sonraya bırakmamalıdır.

Sual: Kaza namazı kılarken hangi vakitlerde kılmamak gerekir.
CEVAP
Namaz kılması tahrimen mekruh, yani haram olan vakitler üçtür. Bu vakitlerin haricinde her zaman kaza namazı kılınır. Bu vakitler şunlardır:
1- Güneş doğduktan işrak vaktine kadar. Bu süre 50 dakika kadardır.
2- Öğle namazına 15-20 dakika kadar kalınca başlar, öğle ezanı okununcaya kadar devam eder.
3- Akşam ezanına 40 dakika kalınca başlar, akşam ezanına kadar devam eder. Bu vakitte o günün ikindi namazı kılınmamışsa mutlaka kılmalıdır. Kılmamak haram olur.

Bu üç vaktin haricinde her zaman kaza namazı kılınır. Kaza namazı kılarken sıra şart değildir. Fakat ne kadar kaza namazı kıldığını hesaplayabilmek için, sıra ile kılmak iyi olur.

Sual:
Namaz kılınması mekruh olan vakitlerde Kur’an-ı kerim okumak, dua etmek veya başka ibadet yapmakta mahzur var mı?
CEVAP
Mekruh vakitlerde sadece namaz kılınmaz. Kur’an-ı kerim okumakta, dua etmekte ve başka bir ibadet yapmakta mahzur yoktur.
(Dürer)

Sual: Akşam namazını cemaatle kılabilmek için yarım saat geciktirmek caiz midir?
CEVAP
Akşam namazını vaktin evvelinde kılmak sünnettir. Özürsüz yıldızlar görününceye kadar geciktirmek tahrimen mekruhtur.

Cemaatle kılmak sünnettir. Sünnet işlemek için namazı haram vakte bırakmak caiz değildir.
Hastalık, seferi olmak gibi özürlerle yıldızlar çok görülünceye kadar geciktirilebilir. Cemaat için geciktirilemez. Cemaat için 15-20 dakikadan fazla geciktirmemelidir!

Sual:
Öğleyi kılıp dünyanın dönüşünden daha hızlı bir uçakla batıya giden, İngiltere’ye falan varınca, öğle vaktinin henüz girmediğini görse, ne yapar? Yani az sonra öğle vakti girse öğleyi tekrar mı kılar?
CEVAP
Vakit namazın şartıdır. Vakit girince o vaktin namazını kılmak gerekir, yani tekrar kılar.

Sual: Yatsı ve sabah namazının vakti girmeyen yerlerde bu namazlar nasıl kılınır?
CEVAP
Hanefi
’de vakit, namazın hem şartı hem de sebebi olduğu için, sebep bulunmayınca yani vakit girmeyince, o namaz farz olmaz. Vakit girmeden de kılınmaz. Kaza etmek de gerekmez. Fakat bazı âlimlere göre bu iki namazı kılmak farzdır. İhtiyata riayet etmek çok iyi olur. Bu bakımdan bu iki namaz, (Vaktine yetişip de kılamadığım son yatsı) ve (son sabah namazının farzını kılmaya) diye niyet edilerek kılınmalıdır. Bu iki namazı, vakitlerinin başladığı en son günün vakitlerinde kılmak iyi olur.

Bu iki namaz vaktinin başlamadığı zamanlarda, daha önce vakitlerinin olduğu en son günün vakitlerini esas alarak, normal vakti girene kadar her zaman o vakitte kılınır. [Geniş bilgi için Kutuplarda Namaz ve Oruç maddesine bakınız.]

Sual: İstanbul'un Yakuplu beldesinde oturuyorum. Namaz vakitleri, İstanbul'a göre fark ediyor mu?
CEVAP
Evet, iki dakika kadar fark ediyor. www.namazvakti.com sitesinden öğrenmek mümkündür.Yahut aşağıdaki linki tıklamanız da yeter:
Yakuplu Namaz vakitleri


Sual:
Güneşin doğmasına 2-3 dakika kalsa, bir kimse, nasıl abdest alır ve nasıl namaz kılar?
CEVAP
Namazı, özürsüz kazaya bırakmak haramdır. Bunun için, abdestin ve namazın sünnetleri terk edilir. Erkekler, takke, çorap aramakla vakit geçirmez. Sübhaneke ve Euzü besmele okumaz. Rüku ve secdelerde tesbih okumaz. Ettehıyyatü’yü okuyup, hemen selam verir.

Sadece farzı kılınır. Farz içindeki sünnetler terk edilir. Daha az zaman varsa, vacibler de terk edilebilir. Mesela sadece fatihayı, hatta fatihanın bir kısmını okur. Zammı sure okumaz.

Sual:
Bir namazı vaktinde kılmış olmak için, vakit çıkmadan önce, selam vermiş olmak gerekir mi?
CEVAP
Sabah namazı hariç, diğer vakitlerde, vakit çıkmadan, Hanefi’de iftitah tekbiri alan, Maliki’de ve Şafii’de ise, bir rekat kılan, namazı vaktinde kılmış olur. Sabah namazında ise, güneş doğmadan önce selam vermek şarttır.

Vaktin girdiğini bilmek
Sual:
Namaz vaktinin girdiğinden emin olmayan, vakit girmiş diyerek namazı kılsa, sonradan vakit girmediğini veya girdiğini anlasa, namazı sahih olur mu?
CEVAP
İki durumda da, namazı sahih olmaz. Sahih olması için, vaktinde kılmak lazım olduğu gibi, vaktinde kıldığını bilmek, şüphe etmemek de farzdır. Vaktin girdiğini çok zannedince kılmalıdır. Çok zannetmek, iyi bilmek, emin olmak demektir. Bir namaz, vakti gelmeden önce, kılınırsa, sahih olmaz. Kasten vakit girmeden önce kılınırsa, büyük günah olur. Tevbe etmesi ve tekrar kılması gerekir.

Sual:
Sabah namazı, Türkiye Takvimi’nde bildirilen imsak vaktinde kılınabilir mi?
CEVAP
Bu vakitten 15 dakika kadar sonra kılmak ihtiyatlı olur. Zaruri durumlarda, mesela şehirlerarası yolculuklarda, mola vakti bitmek üzere ise, imsak vakti girer girmez kılınabilir.

Vakit namazın şartı mı?
Sual:
S. Ebediyye’de vakit namazın şartı değil sebebi diye yazıyor. Vakit namazın şartı değil mi?
CEVAP
Bir kelimeyi veya ifadeyi cımbızla almak yanlış anlaşılmaya sebep olur. S. Ebediyye’de (Namazın Farzları) bahsinde şöyle deniyor:

(Namazın farzı on iki olup, yedisi dışındadır. Yani, namaza başlamadan öncedir. Bunlara Namazın şartları da denir ki, şunlardır: Hadesten taharet, necasetten taharet, setr-i avret, istikbal-i kıble, vakit, niyet, tahrîme tekbîri. Her şeyin vücûdu, yani var olması, bir işin yapılmasına bağlıdır. Bu bağlılık, beş türlü olur: İş, bu şeyin mahiyetinin içinde ise, onun bir parçası ise, bu işe, Rükün denir. Dışında ise, bu şeye tesîr ediyorsa, İllet denir. Nikah, evlenmenin illetidir. Tesîr etmiyorsa, işin yapılması, bu şeyin vücudunu icap ediyorsa, Sebep denir. Vakit, namazın sebebidir. Îcap etmiyorsa, işin yapılmaması ile, o şey de yok olursa, Şart denir. Yok olmazsa, Alamet denir. Ezan, namazın alametidir. Namazın farzlarından beşi, namazın içindedir. Bu beş farzdan her birine Rükün de denir. Bazı âlimler, tahrîme tekbîrinin, namazın içinde olduğunu söylemişlerdir. Bunlara göre, namazın şartları da, rükünleri de, altı olmaktadır.)
[S. Ebediyye s. 122]

Yukarıda namazın şartları arasında vakit ifadesi geçiyor. Demek ki vakit, namazın şartı olduğu da bildiriliyor. Hem de, ayrıca, vakit namazın sebebi diye de geçiyor. Bu ilmi bir mesele. Her cahilin kolayca anlaması elbette zordur. S. Ebediyye’de geçen bu kısım, Hanefi mezhebinde en kıymetli fıkıh kitabı olan İbni Âbidin’in namazın şartları bahsinden alınmıştır. İlmihâlin büyük kısmı bu kitaptan nakildir. Yine İbni Abidin’de diyor ki:

(Cumanın üçüncü şartı, öğle vaktinde kılınmasıdır. Burada şöyle bir sual varit olabilir: Vakit sebeptir, şart değildir. Vakit vücubunun sebebi, eda edilen namazın sahih olmasının şartıdır.)

Görüldüğü gibi, (vakit sebeptir, şart değildir) deniyor. Sahih olmasının şartı deniyor. Kolay öğretilmek için, sahih olmasının şartı değil de, namazın şartı denmiştir.

Tam İlmihâl’de, (Hanefi mezhebinde vakit namazın şartı değildir, sebebidir. Sebep bulunmazsa, namaz farz olmaz) diye nakil yapılması yine aynı kıymetli kitaba dayanmaktadır. Bu husus Halebi gibi kitaplarda da mevcuttur. Kutuplarda ve kutuplara yakın yerlerde beş vakit namazın vakti girmemektedir. Vakit girmeyince, vakitsiz namaz kılınır mı? Âlimler bunu da açıklamıştır.

Vakit çıkınca kılınan namaz
Sual:
Vaktinin çıktığını bilmeyerek, mesela öğle namazını kılmaya diye niyet edilse, kıldığı namaz sahih olur mu?
CEVAP
Eğer, (Bugünkü öğle namazına) diye niyet ettiyse, o günkü öğle namazını kaza etmiş olur. Öğlenin vakti içinde olduğunu bilerek, (vaktin farzı) diyerek, başladığı namazı kılarken, vakit çıksa ve çıktığını bilmese, kıldığı namaz sahih olmaz. Vaktin çıktığını bilse namazı sahih olur. Niyet ederken, bugünkü öğle namazının farzı deseydi, vakit çıksa da, namaz sahih olup, kaza etmiş olurdu. Vakti girmeden kılınan farz, nafile olur. Vakti çıktıktan sonra kılınmış ise, kaza olur. Bunun gibi, öğle vakti çıktı sanarak, (Bugünkü öğleyi kaza etmeye) diye niyet edince, sonra vakit çıkmadığı anlaşılmışsa, öğleyi eda etmiş olur.

Şüpheli namaz kılmak
Sual:
Vaktin çıkıp çıkmadığına şüphe edilerek namaz kılınsa ve bu namazın vaktinde kılındığı anlaşılsa, namaz sahih olur mu?
CEVAP
Sahih olması için, vaktinde kılmak lazım olduğu gibi, vaktinde kıldığını bilmek, şüphe etmemek de farzdır.

Vaktin girdiğinde veya çıktığında şüpheli olarak namaz kılıp, sonra vaktinde kılmış olduğunu anlarsa, bu namazı sahih olmaz.

Sahih olması için, vaktin içinde kıldığını bilmesi şarttır, şüpheli kılmamalı. (Bugünkü... namazının farzını kılıyorum) diye niyet etmeli. Vakit çıkmamışsa eda, vakit çıkmışsa kaza olur.

Namazı geciktirmek
Sual:
İşe erken giden kimse, sabah ezanları geç okunduğu için, vakit girer girmez namazını kılabilir mi?
CEVAP
Evet, vakit girer girmez sabah namazını kılmak iyi olur. Sabahı cemaatle kılmak için, yarım saat kalana kadar geciktirmek müstehab olur. Evinde yalnız kılan, her namazı vakti girer girmez kılmalıdır.

(Dinimizislam)

spacer
açiklamali bölümler
Açıklamalı Bölümler
spacer
gorsel multimedia
Nasihat Öğütler
Namaz Dersleri
Pratik Elif-ba
Kolay Elif-ba
Kur'an Dersleri
Takipli Kur'an
Evliya Filmleri
Dini Sohbetler
Dini Menkıbeler
İlahi Kasideler
spacer
sesli multimedia
Hatm-i Şerifler
Tefsir Dersleri
Riyazus Salihin
Tam İlmihal Sesli
Mektubat Rabbani
Sesli İslam Tarihi
Peygamberimiz
Hayat-üs Sahabe
Evliya Hayatları
Bahri Kasideler
İlahi Kasideler
Sesli Sohbetler
Seslendirmeler
Ezan-ı Şerifler
İslami Şiirler
Tarih Serisi
Mehter Marşları
Telefon Zilleri
spacer